ÜÇÜNCÜ AKADEMİSYENE ELEŞTİRİLER:
Doktora tezimin ceza hukuku ile
ilgili olmadığını yazmıştır. Oysa Uluslararası Hukukta Mülteci ve
Sığınmacıların Geri Gönderilmemesi İlkesi AİHS m. 3 ile BBMSH m. 7 ile
İşkenceye Karşı Sözleşme m. 7 ve 8 ile Türk Ceza Kanunu m. 18 (mülga) ve 94 ile
ilgilidir. Okunmuş olsa anlaşılacak kadar net bir dille büyük çoğunluğu çeviri
yapılarak hazırlanmış ve üç farklı yabancı dilden çeviri yapılmıştır.
Sayın akademisyenin de akademik
çalışma listesinde sosyoloji konulu eserleri bulunmaktadır.
Çalışmalarda yabancı dil
kullanmadığımı belirtmiştir. Oysa çalışmalar incelendiğinde yabancı dil kullanılmış
olduğu görülecektir.
Hakem incelemesinden geçmiş
makaleleri dahi eleştirmiştir. Benzer bir çalışma ilgili akademisyenin bütün
çalışmaları ile ilgili yapılabilir ki bazı çalışmaları daha başlık olarak bile
düşündürücüdür.
Rapor kendi içinde de
çelişkilidir. Hem ceza hukuku açısından özgün olmadığı hem de akademik olmadığı
belirtilmiştir.
Akademik geçmişim olmadığı
belirtilmiştir. Hakimlik mesleği de senede ortalama 1000 kararla çalışan bir
hakim için akademisyenlik mesleğinden daha ağır ve özen gerektiren bir iştir.
Meslekleri yarıştırıyormuş/kıyaslama yapıyormuş gibi bir sonuç çıkmıştır. Bu
hiçbir şekilde sadece bir doçentlik raporunun değil, hiçbir aşamada hiçbir
akademisyen ya da eğitim camiasında yer alacak bir öğretmenin bile yapacağı bir
hata değildir.
İlgili akademisyenin hangi
yabancı dili hangi düzeyde bildiği anlaşılmamaktadır.
Kısa sürede fazla sayıda yazmış
olmamı bile eleştirmiştir. Oysa çalıştığım yerlerde katiplerimden dahi hızlı
bilgisayar kullandığım herkes tarafından bilinmektedir ve karara bağladığım
dosyaların pek çoğunda gerekçeli hükümleri de yazmış olmam yıllık karar
sayısının bini aştığı da düşünüldüğünde onun anlayabileceği sayıların çok
üzerindedir.
Bilmeden fikir sahibi olmaya çalışmak böyledir.
Yorumlar
Yorum Gönder