İKRARIN HÜKME ESAS ALINMAMASI YAKLAŞIMI
ikrarın hükme esas alınmaması yönündeki yaklaşıma şu
itirazları yöneltmek mümkündür:
i.Deliller sınıflandırılsa, suçun sübutu konusunda en
belirleyici nitelikteki delil ikrardır.
ii. İkrar geçmişten bugüne en önemli delildir.
iii.İkrarın, yanıltma, korkutma, aldatma gibi
nedenlerle alınmış olması yönündeki yaklaşım; hayatın olağan akışına aykırıdır.
İstisnai ve konusu suç teşkil eden eylemler nedeniyle ikrarın hükme esas
alınmaması, hukuki bir kaostur.
iv.İkrarın hükme esas alınmaması yaklaşımını ortaya
atan ve savunan uygulama dışı yazarlardır.
v. İkrarın hükme esas alınmaması yaklaşımı, suç
örgütlerinin, hukuk dışı sistem ve yaklaşımların esaslı şekilde savunduğu
yaklaşımdır.
vi. Deliller derecelendirilse en yukarıda yer alacak
olan ikrarın hükme esas alınmaması yaklaşımı benimsendiğinde parmak izi, tanık
beyanı gibi diğer doğrudan ve dolaylı deliller daha tartışmalı hale gelecektir.
vii. İkrarın hükme esas alınmaması yaklaşımı, bir
takım ceza muhakemesi kurum ve kavramlarını hatalı değerlendirmek suretiyle
ortaya atılmış bir yaklaşım olup, bu değerlendirmede suçların niteliği hiçbir
zaman dikkate alınmamıştır.
viii. İkrarın hükme esas alınmaması yaklaşımında
hiçbir şekilde ihlal edilen hakların niteliği dikkate alınmamıştır.
ix. İkrarın hükme esas alınmaması yaklaşımı, ceza
siyasetini dikkate almaz. Klasik doktrine yaklaşan Türk hukuk sisteminde bu
yaklaşımın dışında pek çok suçun cezasız kalmasına ve sonuç olarak suçun
yaygınlaştığı bir topluma neden olur.
Yorumlar
Yorum Gönder