BIÇAK VE CEZA HUKUKUNDA DELİLLER

 Bıçak’a göre, feri fail, suça yardım eden ve yataklık eden suçun işlenmesini teşvik eden kişilerin beyanları da tamamlayıcı delil gerektirir. Suç ortakları, suçun gizlenmesinde kendi yararları bulunacağı için ya da intikam duygusuyla suçlayıcı beyanda bulunabilir. Bu sonuca varırken 6.CD’nin bir kararını da dayanak olarak göstermektedir. 6. CD yağma ve hırsızlık suçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunmaktadır. Bu suçların niteliği birden fazla kişiyle işlenmeyi gerekli ve çoğu zaman zorunlu kılar. Yağma suçu değilse de genellikle hırsızlık suçu nitelik olarak gizli olarak işlenir. Kalabalık suç gruplarında faillerden bir kısmı pişmanlık ya da cezasını çekme ya da acıma gibi nedenlerle suçunu ikrar eder ve suç ortaklarını da ifşa eder. Bu halde Yargıtay değerlendirmesi bu kişinin beyanları dışında delil bulunmayan diğer sanıkların beraatine karar verilmesi yönündedir. Ancak bu değerlendirmenin de ne kadar doğru olduğu tartışılır. Sadece hırsızlık suçlarına ilişkin 2.6 ve hatta kapatılan 13 ve 17. CD’nin değerlendirmelerine bakılarak böyle bir genelleştirme yapılması hatalı görünmektedir. 


Uygulama dışı yazarların arasında 5237 sayılı TCK esaslı delil değerlendirmesi yapma çabasına girdiği gözlemlenen tek yazar Bıçak gibi görünmektedir. Öte yandan cinsel suçlarda tek başına mağdurun beyanına dayalı olarak hüküm kurulabilen genel uygulamalardan sapma gösterilmiş olup, cinsel suçlara ilişkin delil değerlendirmeleri başlı başına kitap çalışmalarına konu edilmiştir. Bu nedenle Bıçak’ın cinsel suçlara ilişkin sınırlı değerlendirmesini de genel bir ölçüt olarak kabul etmek imkânsızdır. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uluslararası Ceza Hukuku