BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNDE HALA İMZA EKSİKLİĞİ NEDENİYLE İADE YAPILMASI

 Belirtilen hususun makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiğine ilişkin hakemli makale değerlendirmesine, konuyla ilgili Ceza Genel Kurulu kararına rağmen hala salt imza eksikliği nedeniyle ilk derece mahkemesine iade yapılmaktadır. Bu kararda kamunun, sanığın ya da katılan kurumun yararı yoktur. Hakları ihlal edilenler makul sürede yargılanma hakkına ilişkin olarak tazminat yoluna başvurabilir. 


       T.C.

                      ADANA

 BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

              10. CEZA DAİRESİ  

                                                      TÜRK MİLLETİ ADINA                                                                                                                             İSTİNAF KARARI



Esas No : 2021/2641

Karar No : 2022/1638

SUÇ : Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üretmek veya hizmete sunmak

SUÇ TARİHİ : 2019

HÜKÜMLER : Beraat, 

İSTİNAF BAŞVURUSUNDA 

BULUNAN : Müşteki vekili 04/10/2021

İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi, kararın tarihi ve niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

  CMK.nın 219/1. maddesine aykırı olarak 30/09/2021 tarihli duruşma zaptının (kısa kararın) zabit katibi tarafından fiziki veya elektronik olarak imzalanmadığı anlaşıldığından, 

 CMK.nın 278/1 maddesi gereğince bu eksikliğin usulüne uygun olarak giderilmesi ve buna dair tutanağın düzenlenmesinden sonra dosyanın dairemize yeniden gönderilmesi amacıyla, esas yönünden incelenmeksizin, dosyanın mahkemesine iadesine 22/06/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

T.C.

ADANA

 BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. CEZA DAİRESİ


TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI


Esas No : 2018/794 Esas

Karar No : 2018/871



İSTİNAF BAŞVURUSUNDA 

BULUNAN : Sanık 31/10/2017, Müşteki 31/10/2017


Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi, kararın tarihi ve niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Yetki, görev, tebliğ, süre, başvuru hakkı, ceza miktarı ve kanun yolu bakımından usulden reddi nedenleri bulunmadığı, ancak CMK.nın 219/1. maddesine aykırı olarak 1. Celseye ait duruşma tutanağının zabıt katibi tarafından fiziki veya elektronik olarak imzalanmadığı anlaşıldığından,

 CMK.nın 278/1 maddesi gereğince, bu eksikliğin aynı zabıt katibi tarafından hakim huzurunda giderilmesi ve buna dair tutanağın düzenlenmesinden sonra dosyanın dairemize yeniden gönderilmesi amacıyla, esas yönünden incelenmeksizin, dosyanın mahkemesine iadesine  27/03/2018 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.


Başkan - 31617                  Üye - 42161                  Üye - 42545                            Katip -142701

  E-imza                               E-imza                                    E-imza                                     E-imza



MUHALEFET ŞERHİ:



  Her ne kadar CMK m. 219’da tutanakların imzalanması hususu düzenlenmiş ise de, bu hususun tek başına dosya iade nedeni olmayacağı zira; 

      Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 16 Aralık 1966 tarih ve 2200 A (XXI) sayılı kararıyla kabul edilip imza, onay ve katılıma açılan, 49. Maddeye uygun olarak 23 Mart 1976 tarihinde yürürlüğe giren ve Türkiye tarafından da 15 Ağustos 2000 tarihinde imzalanan Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi “Adil Yargılanma Hakkı” başlıklı m. 14/1-c bendine göre “sebebsiz yere gecikmeden yargılanma” hakkı, 

BM Genel Kurulunca kabul edilen 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin, 8. Maddesine göre herkesin etkin yargı yoluna başvurma hakkının bulunduğu, 

1950 tarihli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Adil Yargılanma Hakkı” başlıklı 6. Maddesi’nin 1. Bendine göre, herkesin makul bir süre içinde davalarının görülmesini isteme hakkına sahip bulunduğu, 

Belirtilen sözleşmelerin 1982 Anayasası 90. Maddesine göre iç hukukun bir parçası olduğu gibi insan hakları hukukuna ilişkin olması nedeniyle normlar hiyerarşisinde Anayasa metninin de üzerinde olduğu;

Anayasa m. 141/4 fıkrasında, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevi olduğu hususunun da açıkça belirtildiği; 

Bu hükme uygun olarak çok sayıda Yargıtay kararıyla imza eksikliği nedeniyle esaslı işlem kıstasının öngörülerek, duruşma tutanağında esaslı bir işlem bulunmaması hususunun bozmaya konu yapılmadığı; 

Bu kararlardan, 

12.CD. 7/3/2017 gün, 2015/17111 Esas, 2017/1760 Karar; 

18.CD. 8/6/2016 gün, 2015/31512 Esas, 2016/12738 Karar, 

12.CD. 3/5/2016 gün, 2015/10995 Esas, 2016/7764 Karar, 

1.CD. 15/9/2015 gün, 2015/3444 Esas, 2015/4516 Karar, 

1.CD. 25/3/2015 gün, 2014/6247 Esas, 2015/1762 Karar, 

1.CD. 23/3/2015 gün, 2015/674 Esas, 2015/1651 Kararın belirtilmesi gerektiği gibi esas olarak İstinaf mahkemelerinin kuruluş amacının dahi yargılamaların hızlandırılması olduğu; 

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 222. Maddesi gereğince, Tutanağa karşı yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebileceği, somut olayda herhangi bir sahtecilik iddiasının da bulunmadığı; 

UYAP sistemine kaydedilmiş, tarafların bilgisine sunulmuş, hiçbir aşamada imza eksikliği nedeniyle itiraz edilmeyen, hukuki niteliği ve ispat gücü yasalarla gösterilmiş, esaslı hiçbir işlem bulunmayan duruşma tutanakları nedeniyle bozma kararı verilemeyeceği kanaati ile sayın çoğunluğa katılmamaktayım. 


ÜYE - 42161

E-imza   

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uluslararası Ceza Hukuku