İtiraz dilekçesi örneği

 

                                                                                                       Ankara

Ankara 23. İdare mahkemesinde 2023/1756 Esas sayılı dosyada, yürütmeyi durdurma talebinde bulunmuş olup, talebim;

i-Kamu görevlileri hakkında unvan değişikliğine ilişkin işlemlerin etkisi tükenecek işlemlerden sayılmadığı;

ii-Hangi gerekçelerle işlemin hukuka aykırı olduğu hususunun, işlemin uygulanması halinde telafisi güç ve imkânsız zararların belirtilmediği gerekçeleriyle reddedilmiştir.

Yukarıda belirtilen işlem ve hukuka aykırıdır.

A- İlk gerekçeye dayanak gösterilen unvan değişikliği, idari unvan değişikliğine ilişkindir. Bu nedenle olayla hiçbir şekilde ilgisi yoktur ve kanuna aykırıdır. 

9. İcra Mahkemesi hâkimiyim. Yargıtay ya da Anayasa mahkemesi üyeliğine atanma talebinde bulunmuş olsam İYUK m. 27/2 fıkrası değerlendirilebilirdi. Bu anlamda İYUK m. 27/2 fıkrasının uygulama yeri yoktur.

B- İkinci gerekçede, işlemin açıkça hukuka aykırılığı gerek dava dilekçesinde gerekse yürütmeyi durdurma talebinde açıkça gösterilmiştir:

i-Doçentlik raporlarının açıkça konuyla ilgisizdir. Üyelerden birisi çalışmaların uluslararası hukuk konulu olduğunu ileri sürmüştür.

ii- Atıflara ilişkin değerlendirmelerin tamamı hatalıdır.

iii-Hakem incelemesinden geçmiş çalışmalara, sanki hakem incelemesi yapılmıştır. Bu değerlendirmeler adı geçen raportörlerin akademik unvanlarıyla mütenasip değildir.

iv- Hiçbir çalışmam etik incelemeden ceza almamıştır.

v- Yönetmeliğin sonradan keyfi olarak değiştirilmesi ile hukuk fakültesi öğretim görevlisi olan öğrencilere adalet anlatan raportörler, yönetmelikte bulunmayan örneğin yüksek lisans ve doktora çalışmalarının ceza hukuku ile ilgisi bulunmadığı değerlendirmelerini yapmıştır ki bu husus –asla kabul edilmemekle birlikte- sonradan yönetmelikle değiştirilmiştir. Değerlendirme tarihinde yürürlükte olmayan ve sonradan düzenlenen alan dışılık değerlendirmesiyle bir kısım raporlar hazırlanmıştır.

(Yönetmeliğin değişmesinde de tek hedef hâkim-savcılık mesleği yürütüp, akademik unvan almak isteyenlerdir).

vi-Yüksek lisans TODAİE’ye aittir. Sınavla girilmiştir. Alınan derslerin büyük bir çoğunluğu kamu hukuku ile ilgilidir.

vii-Non-refoulement ilkesi doğrudan ceza hukuku ile ilgilidir. Çalışma raportörler tarafından incelenmiş olsa doğrudan idam cezası, işkence, AİHS m. 2 ve 3 konularıyla ilgili olduğu anlaşılabilecek ve değerlendirilebilecekti. Ama doçentlik tezi olarak sunduğum çalışmalara uluslararası hukuk konulu yazabilecek düzeye sahip olan raportörlere hukuki hiçbir şey anlatabilmek mümkün değildir.

viii-Çalışmanın, yenilik getirmediği tamamen hatalı değerlendirmedir. TCK’da belirtilen çevre suçlarının, TCK’da yer almaması gerektiği, non bis in idem ilkesine aykırı olduğu değerlendirmesi sadece şahsım tarafından ileri sürülmüştür. Sonuç doğuracaktır.

ix-Çalışma sayım, yabancı dilim, gerek emsallerle gerekse aleyhime rapor düzenleyenlerle kıyaslanmayacak kadar iyi ve fazladır.

               x-Sonuç olarak raportörlerin raporları o kadar hukuka aykırıdır ki, sonradan yönetmelik değiştirmek suretiyle doçentlik süreci tamamen engellenmiştir.

               xi- Telafisi imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur değerlendirmesinde bulunulmuş ise de bu hususu da açıkça belirttim. 1973 doğumluyum. Yaşım ilerledi. Ölüm artık çok yakın. 2016’da engellenen doçentlik süreci, 2021’de de haksız olarak elimden alındı ve saçma sapan hükümler getirilerek yönetmelik değiştirildi ve doçentlik süreci imkânsız hale getirildi. Daha açık ne yazabilirim?

Doçentlik kabulü için değişen yeni yönetmelik hükümlerini sağlayabilmem için geçmesi gereken asgari süre 2 yıldır.

Telafisi imkânsız zarara daha nasıl anlatabilirim?

Doçentlik süreci kabul olsa bile profesörlük için geçmesi gereken süre asgari 5 yıldır.

xii-Ceza hukuku alanına hâkimiyetim tamdır. Hali hazırdaki ceza akademisyenleri için imkânsız görünen ceza hukuku alanlarında dahi çalışmalarım vardır. Daha doğrusu ceza hukukunun; bütün alanlarında çalışmalarım vardır.

Belirtilen nedenlerle, yürütmeyi durdurma isteminin reddine ilişkin Ankara 23. İdare mahkemesinin 28/03/2024 günlü kararına itirazla talebimin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanmasının telafisi imkânsız zarara neden olacağının tespitine, yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini;

Saygılarımla arz ederim (13/04/2024)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uluslararası Ceza Hukuku