11.HD'nin ağır tebligat hatası
11.HD’nin, 11/09/2022 gün, 6100 sayılı kararına göre, TK m. 35/4 fıkrasına
göre tüzel kişiliğe tebligat çıkartılabilmesi için tüzel kişiliğin adresten
taşınması, adresin kapalı olması ya da daha önce bu adrese bir tebligat
çıkartılmış olması gerekir. TK m. 35’in lafzından böyle bir sonuç çıkmamakta olup
değerlendirme ağır hatalıdır. Normlar hiyerarşisine göre yönetmelikte böyle bir
düzenlemeye ayrıca yer verilmesi de mümkün olmamakla birlikte yönetmeliğin 57’nci
maddesinde de böyle bir şart yoktur. Daha önce tebligat yapılmış olma şartı
sadece MERNİS adresi bulunmayan gerçek kişiler yönündendir ve bunun yasal
dayanağı TK m. 35/2 fıkrasıdır. Üstelik söz konusu sonuca dahi TK m. 21/2
fıkrasında yapılan değişikliklere istinaden ulaşılmaktadır.[1]
[1] *Davacı vekili, davacının davalı Sergen Tur... Ltd.
Şti. ile 30/03/2010 tarihli taşımacılık sözleşmesini akdettiklerini, sözleşmenin
yedinci maddesine göre, her hangi bir kaza durumunda meydana gelecek zararın
karşılanmasından araçların istihdamı ve sigortalanmasından, taşımacı olan
Sergen Tur... Ltd. Şti'nin sorumlu olduğunu, 25/05/2010 tarihinde bu davalının
taşıyıcısı olduğu 41 DP 006 plakalı araçta ölümlü ve yaralamalı trafik kazası
meydana geldiğini, kazada ölen Mustafa Günel mirasçılarının açtıkları maddi ve
manevi tazminat davasında davacının davalı Sergen Tur... Ltd. Şti. ile birlikte
müşterek ve müteselsil sorumlu tutulduğunu, davalının kazadan sonra kendisine
yöneltilecek tazminat taleplerinden kaçmak amacıyla tüm mal varlığını paravan
şirket olan diğer davalı Prestij Tur ... Ltd. Şti.'ne devrettiğini, bu iki
şirketin ortaklarının birinci dereceden akraba olduklarını, devrin muvazaalı
olduğunu, yine Prestij Tur ... Ltd.
Şti.'nin tüm mal varlığını üçüncü derece akrabalık bağlantısı bulunan Mehmet ve
Pakize …'ın ortak oldukları Kıraç Tur... Ltd. Şti.'ne devrettiğini, TBK'nın
202/2 maddesi uyarınca davalı şirketi devralan ve aralarında organik bağ
bulunan Kıraç Tur. ... Ltd. Şti.'nin de tüm borçlardan sorumlu olduğunu,
yapılan devirlerin alacaklıları zarara sokmak için muvazaalı olarak yapıldığını
ileri sürerek, 1.186.907,63 TL tutarındaki alacak davasının kabulünü talep ve
dava etmiştir.
Davalı Kıraç Tur... Ltd. Şti vekili,
Prestij Tur ... Ltd. Şti. tarafından müvekkiline yapılan devir işlemlerinin
muvazaalı olmadığını, kaldı ki dava dilekçesinde belirtilen araçların muvazaalı
olarak devralındığı var sayılsa bile bunun tasarrufun iptali davasına konu bir
husus olduğunu, tasarrufun iptali davası açılmaksızın asılsız iddialarla eldeki
davanın açılamayacağını, mahkemece ihtiyati haciz talebi kabul edilmiş ise de;
İİK'nın 257. maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını savunarak,
davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma,
toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Antalya 2. İş Mahkemesi'nin
28/07/2015 tarih 2010/404 Esas 2015/327 Karar sayılı ilamının henüz
kesinleşmediği, alacaklılar …, … tarafından Antalya 5. İcra Müdürlüğü'nün
2015/9321 Esas sayılı takip dosyasında başlatılan ilamlı takipte alacaklılara
henüz bir ödeme yapılmadığı, ilam borçlusu davacı tarafından İİK 36. maddesi
gereğince tehiri icra talepli olarak dosyaya teminat mektubu ibraz edildiği,
alacaklının teminat mektubunun ibrazı ile tatmin edilmiş sayılmasının bu
anlamda mümkün olmadığı, zira rücu hakkının alacaklının tatmin edildiği anda
ortaya çıkan bir hak olduğu, buna göre dava tarihi itibari ile rücu hakkı
doğmayan davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle,
hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ile davalı Prestij
Tur...Ltd. Şti. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm
dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesi kararı aleyhine yasal süresi içinde
davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de, 30/06/2019 tarihli
dilekçe ile davacı vekili istinaf başvurusundan feragat ettiği, vekaletnamede
kanun yolundan feragat yetkisinin bulunduğundan davacı vekilinin istinaf
başvurusunun HMK'nın 349/2 maddesince feragat sebebi ile reddi gerektiği,
davalı Prestij Tur ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf istemi yönünden,mahkemenin gerekçeli kararı Prestij Tur ... Ltd. Şti
temsilcisi …'a adı geçenin mahkemeye sunduğu 09/11/2015 tarihli dilekçede
bildirdiği Güzelyurt mah. Serik cad. no 50/1 Çalkaya Aksu Antalya adresine
tebliğe çıkartılmş olup, alıcının adres bırakmadan ayrıldığından bahisle bila
tebliğ iade edilmesi üzerine adı geçen davalı şirketin adresine TK'nun
35. maddesi uyarınca tebliğe çıkarılmış olduğu, 04/05/2019 tarihinde tebliğ
işlemi tamamlandığı, bu durumda adı geçen davalı şirkete çıkan tebligatın
usulsüz olduğundan söz edilemeyeceği, mahkeme kararının 04/05/2019 tarihinde
tebliğ alan davalı Prestij Tur ... Ltd. Şti.'ne vekaleten vekaletname sunan Av.
…, iki haftalık istinaf süresi geçtikten sonra, 04/08/2020 tarihinde istinaf
başvurusunda bulunduğu, 6100 sayılı
HMK'nın 352/1-c maddesi gereğince yasal süresi içerisinde yapılmayan istinaf
başvurusunun usulden reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi
kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 349/2 maddesi gereğince feragat
sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı Prestij Tur... Ltd. Şti.
vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, taşımacılık sözleşmesinden
kaynaklı rucuen alacak istemine ilişkin olup, ilk Derece Mahkemesince verilen
davanın reddine ilişkin kararın davalı Prestij …Limited Şirketi vekil ile
davacı vekili tarafından istinaf
etmeleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf
başvurusundan feragat etmesi ve davalı Prestij …Limited Şirketi vekilinin
süresinde istinaf başvurusunda bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar
verilmiştir. Ancak davalılardan Prestij … Limited Şirketi’ne dosya üzerinde
yapılan incelemede, dava dilekçesi de dahil olmak üzere tüm tebliğlerin mevzuat
gereği uygulanması gereken tebligat silsilesi uygulanmaksızın, dava
dilekçesinde belirtilen adresten iade geldikten sonra doğrudan Tebligat
Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapıldığı görülmüştür. Dolayısıyla,
davalı Prestij … Limited Şirketi yapılan tebligat mevcut uygulama şekli
itibariyle usulsüzdür.
T.C. Anayasasının "Hak Arama
Hürriyeti" başlıklı 36. maddesi "Herkes meşru vasıta ve yollardan
faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve
savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" hükmünü içermektedir.
Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat
yapılacağı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerinde
belirlenmiştir. Tebligat adresinin, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı
adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı olması veya tebligatın alınmasından
imtina edilmesi halinde, bu adrese TK'nun 21/1. maddesine ya da koşullarının
yerine getirilmesi halinde aynı Kanunun 35/4. maddesine göre tebligatın
yapılması gerekir.
TK'nun 35. maddesine göre davalı
şirketin ticaret sicil adresine tebligat yapılabilmesi için, bu adrese daha
önce bir tebligatın çıkarılması, borçlu şirketin adresten taşınması veya
adresin kapalı olması nedeni ile tebligatın yapılamamış olması gerekir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35/4. maddesi
uyarınca; daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından
resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır. Bu
durumda, anılan maddeye göre tebligat yapılabilmesi için, tebligat yapılan
adresin, tebliğ tarihi itibariyle muhatabın ticaret sicilinde kayıtlı adresi
olması zorunludur.
Öte yandan Tebligat Kanunu'nun
Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 57. maddesinin ikinci fıkrasında; “Adresini
değiştiren kişi yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri
adresi de tespit edilemediği takdirde, adres araştırması yapılmasına gerek
kalmaksızın ek-1’de yer alan (6) numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ
evrakının bir nüshası eski adresin
kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemesi yer
almaktadır
Bu
durumda, usulsüz tebligat nedeniyle yargılama, davalı şirketin yokluğunda
sonuçlandırılmış olup, davalının Anayasa ile güvence altına alınmış olan
savunma hakkı (AY.md. 36) kısıtlanmış olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi’nce
davalı davalı Prestij …Limited Şirketi
vekilinin vermiş olduğu istinaf dilekçesinin süresinde yapıldığı kabul edilip
istinaf incelemesinde bulunması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile iki haftalık istinaf süresi geçtmesi
nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın davalı yararına
bozulması gerekmiştir. 11.HD. 20/09/2022
gün, 2021/2105 Esas, 2022/6100 Karar,
Yorumlar
Yorum Gönder